Fatura, satılan mal veyahut verilen hizmet ile buna karşı ödenmesi gereken meblağı gösteren ticari belge niteliğindedir. Vergi Usul Kanun'unun 232'nci maddesinde bildirilen hallerde işbu ticari belgenin düzenlenmesi zorunluluk arz etmektedir.
Faturanın düzenlenmesi, düzenleniş şekli ile faturaya ilişkin yapılan iş ve işlemler hem faturayı düzenleyeni hem de muhatabı bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yazımızda da bu hususlardan bahsedilecektir.
Öncelikle faturanın düzenlenmesinin ve muhataba tesliminin akabinde Türk Ticaret Kanun'unun 21'nci maddesi gereğince muhatabın, şayet faturada bildirilen bilgilerde bir gerçeğe aykırılık mevcut ise, 8 gün içerisinde itiraz etmesi gerekmektedir. Aksi halde fatura içeriği muhatap tarafından adi kanuni karine kabul edilmiş olacaktır. Fakat, önemle ifade etmek gerekir ki faturaya karşı alacağın tespiti için ya muhatabın faturaya aldığının ya da faturaya konu işlerin yapıldığının ispat edilmesi gerekmektedir(1). Bu halde TTK m. 21 doğrultusunda faturaya itiraz edilmemesi muhatap aleyhine delil teşkil edebilecektir(2-3). Böylece ispat yükü yer değiştirecek ve muhatabın faturanın gerçeği yansıtmadığını ispat etmesi gerekecektir.
Muhatap tarafından faturaya itiraz edilmesi halinde ise faturanın tahsili için düzenleyenin faturaya ilişkin mal veyahut hizmet sunumunu gerçekleştirdiğine ilişkin tespit ya da eda kararı alması gerekecektir.
Açık - Kapalı Fatura
Faturaya ilişkin diğer bir ispat vasıtası faturanın nasıl düzenlendiğine ilişkindir. Şöyle ki, fatura mal satışı veyahut hizmet sunumu esnasında hazırlanmış olabilir. Bu halde muhatap tarafından faturanın imzalanması faturanın tebliği anlamına geldiği gibi, faturanın hangi bölümünün imzalandığı ticari teamül gereğince ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin karine teşkil etmektedir. Bu kapsamda;
- Açık fatura, muhatap tarafından faturanın üstündeki alanın imzalanmasıdır ve bedelin düzenleyene henüz ödenmediğine ilişkin karine teşkil etmektedir(4).
- Kapalı fatura, muhatap tarafından faturanın altındaki alanın imzalanmasıdır ve bedelin düzenleyene malın satışı veyahut hizmetin sunumu esnasında ödendiğine ilişkin karine teşkil etmektedir(5).
Kaynaklar:
(1) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2347 E., 2021/3643 K., 14.04.2021 tarihli kararında;
"Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının takip konusu faturaya dayanarak davalıdan alacak talep ettiği, bunun için öncelikle faturada yazılı 242 ton suyu davalıya teslim ettiğini ve bu teslimin de borç doğurucu hukuki bir ilişkiye dayandığını ispatlamakla yükümlü olduğu, fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılabilmesi için takip konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin kanıtlanması gerektiği ancak anılan hususlara ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. "
(2) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/18039 E., 2016/3759 K. 03.03.2016 tarihli kararında;
"6102 sayılı TTK' nın 21/2. maddesi uyarınca, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Buna göre mahkemece davalı defterlerinin de ibrazının sağlanıp, bu konuda tarafların delilleri toplanarak ve bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, davacı tarafından davalıya gönderilen faturanın hangi tarihte davalıya tebliğ edildiğinin tespitiyle, söz konusu madde uyarınca 8 gün içinde faturaya itiraz edilmediği takdirde fatura içeriğinden sayılan bedelin de kesinleşmiş sayılacağı dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. "
(3) Yargıtay 15 Hukuk Dairesi'nin 2017/140 E., 2017/1900 K. 04.05.2017 tarihli kararı
(4)Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/725 E., 2019/3061 K. 08.03.2019 tarihli kararında;
"Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından takibe dayanak yapılan faturaların hem üst kısmının hem de alt kısmının imzalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki satım ilişkisinin peşin satış olup olmadığı, davacı tarafından suretleri sunulan faturaların açık yada kapalı fatura mı olduğu önem arzetmektedir. Açık fatura; paranın tahsil edilmediği yani vadeli satış yapıldığı durumlarda düzenlenen fatura iken, kapalı fatura; mal ya da hizmet bedelinin peşin olarak tahsil edildiği durumlarda düzenlenmektedir. Açık faturada imza, faturanın üst tarafına atılmakta iken, kapalı fatura da imza faturanın alt tarafına atılmaktadır. Faturalar kapalı fatura ise, borcun davalı tarafından ödendiği hususunda karine teşkil eder ve aksini ispat yükü davacıdadır. Açık faturada ise, ispat yükü ödeme yaptığını savunan davalıdadır. O halde mahkemece, fatura asılları da dosya arasına kazandırılarak, fatura özelliğine göre belirtilen ayrım yapılıp gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar gerekirken, değinilen bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. "
(5) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3904 E., 2021/3849 K. 04.05.2017 tarihli kararında;
"Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı tarafından malın iadesine ilişkin düzenlenen faturanın kapalı fatura niteliğinde olduğu, bu durumun iade edilen malların bedelinin tahsil edildiğine karine teşkil ettiği, bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacının bu karinenin aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir."
Telif Hakkı © 2021 Şayan Hukuk Bürosu - Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz.